Ana Sayfa •  Ziyaretçi Defteri iletişim Bilgileri

Menü

Takvim

« Eylül - 2010

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30

İstatistikler

 Toplam Hit: 9046
 Sitede Aktif: 1
 Ip: 38.107.191.82
 Toplam Kategori: 17
 Toplam Blog: 17
 Toplam Yorum: 0
 Toplam Resim: 5
 Toplam Mesaj: 0

Reklam Alanı

Atatürkçü Olmak

Bu Kategoriye Ait Blogları Rss İle Takip Et
May`10
7
ATATÜRKÇÜ OLMAK
Atatürkçü Olmak

Yorumlar(0)

 

Yekta Güngür ÖZDEN

(Türk Hukuk Kurumu Başkanı ve ADD Genel Yönetim Kurulu Üyesi)

 

Yasal sanlarını, olanaklarını bırakıp sıradan birey niteliğiyle önüne düştüğü halkının Türkiye Büyük Millet Meclisi yönetiminde sürdürdüğü Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı tüm yoksunluk ve güçlüklere karşın utkuyla sonuçlandırarak yurdumuzu düşmanlardan kurtaran Başkomutan! “Ümmet” sayrılıklarından arındırdığı toplumu “Türklük” bilinciyle donatıp birleştirerek onur ve erdem bilinen hak ve özgürlükleriyle saygın, kişilikli bireylerin oluşturduğu “ulus” düzeyine çıkaran Büyük Türk!

Önce saltanatı, sonra hilafeti kaldırıp demokrasinin özü ve hukuk devletinin temeli, tam eşitlikçi yurttaşlar düzeni “kimsesizlerin kimsesi” Cumhuriyeti kurarak Türk gücünü, yaratıcılı­ğını, halkına saygısını, hukuka bağlılığını vurgulayan, toplumsal barışı ve ulusal dayanışmayı sağ­Iayan Cumhurbaşkanımız! Yurt ve yurttaşlık bilincini kökleştirip Ulusal Ant'la sapta­nan sınırlarımız içinde soy ve inanç ayrımı gözetmeksizin herkesi, ülkeyi ve ulusu kapsayan bir hukuk ve insan kurumu olan devleti her yerin sahibi kılarak kaynaştıran Örnek insan!

Tüm hak ve özgürlüklerin gü­vencesi, bağımsızlığın, ulusal egemenliğin ve demokrasinin kaynağı; hukuksal siyasal ve ulu­sal birliğin dayanağı, insanlık, barış, uygarlık, inançlar yönün­den saygın bir yansızlık us ve bi­Iim tutkusu, kapıkulluğuna, köleliğe her tür sömürüye karşıtlık, kalkınma ve aydmlanma “adam olmak” diye özetlenebilecek la­ikliği yaşama geçiren Devrimci!

Karakteri saydığı bağımsızlık ve özgürlüğü egemenlikle doku­yarak ulusal istenci yönetimin başlıca geçerlik göstergesi duru­muna getiren Yüce önder! Ba­şöğretmen! Mustafa Kemal Ata­türk! Türkiye aydınlanmasının kaynağı, ulusal değerlerimizle varlıklarımızın simgesi, Türkiye­mizle özdeşleşerek kurumlaşan ilkeler anıtı, çevremizin güneşi, yüreğimizin sönmez ateşidir.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürkçülük, Atatürk’ü put­laştırmak, O’na tapmak, O’nu tabulaştırmak değil büyük bir gerçekçilik, değerbilirlik, duygu ve düşünce birlikteliğiyle O’nun varlık nedenimiz, yaşam felsefe­miz, Türkiye'yi türkiye yapan il­kelerini benimsemek, savun­mak, yaygınlaştırıp kökleştirmek O’na bağlılık, gösterdiği yolda O'nu aşmaya çalışarak ona ya­raşır olmaktır. “Kemalizm” adıyla da ünlenen Atatürkçülük resmi bir jdeoloji, dogma ya da öğreti değil, Türkiye Cumhuri­yetinin kendine özgü düşün te­melidir. Demokrasiyi yaşama geçiren, demokrasinin yönetim­deki adı olan Cumhuriyeti ge­çerli ve gerçek kılmak, çağa uy­gun yenilenmelerle, evrensel ilke­leri destekleyerek daha iyi duru­ma ve düzeye gelmek hepimizin dileğidir. Esin kaynağımız, Ata­türkçülüğü somutlaştıran ulusal yaşamımızı aydınlatan, varlığı­mızın öğeleri olan atatürk ilkele­ridir: Atatürk'ün duygu ve düşün­celerini, görüşlerini, buyrukla­rını, önerilerini, uygulamalarını ve yapıtlarını birer ilke saymak en gerçekçi davranıştır. Bu nedenle ilkeleri sınırlamak gereksiz ve olanaksızdır. 1937'de anayasa­ya geçen “Altıok” başta olmak üzere tüm ilkeler, birer altın ok­tur. Önderi olduğu Türk Devrimi bu ilkelerle gerçekleşmiştir bu il­kelerle sonsuza değin sürecektir. Kendini yenileyerek, ulusumu­zun sonsuza değin bağımsız ya­şamasını amaçlayan atılımları hızlandırarak hepimizi gönendi­recektir.

Birleştirerek

“İnanıyorum, o halde va­rım”dan “Düşünüyorum o hal­de varım”, düzeyine bizi çıkaran Atatürk ilkeleridir.  Ölüm kalım  savaşını kazanıp  yoktan var ol­mak  anlamında bir yeniden do­ğuşun bayrağı Atatürk'tür. Ata­türkçülükle, Atatürkçülerle alaya kalkışan kendi bilgisizlik ve dü­zeysizliğini sergileyen kimileri, varlıklarını kime ve nelere borç­Iu olduklarının ayırdında değil­lerdir. Küçük kültürleri bağımsız­laştırarak değil, birleştirip ulusal­laştırarak ulus devleti kuran Atatürk'ün izlediği yol, hep hu­kuk yoludur. Halkıyla birlikte onunla kaynaşarak ona olan gü­ven ve saygıyı itici güç bilerek başlattığı çağdaşlaşma koşusu si­yasal zikzaklarla kesintiye uğra­sa da adına ve onuruna yaraşır içtenlikli çabalar, gerçek Ata­türkçülerin andıdır. Türk muci­zesinin kahramanı Atatürk'le O’ndan yana ve O’nunla birlikte olmak kolay değildir. Uzak yakın çevremize baktı­ğımızda O’nun her gün kezlerce, doğrulandığını görürüz. Atatürk ilkeleri, demokrasinin evrensel nitelikteki ulusal değerleridir. Uyumlu, kendini yenileyen ba­rışçı ve insancıl yaşam gerçekle­ridir. Atatürk milliyetçiliği de Atatürk -Türkiye özdeşleşmesi­nin en yapıcı göstergesi en çağ­daş milliyetçiliktir.

Ayrıma Hayır

Her türlü ayrımcılığı, bölücü­Iük ve yıkıcılığı dışlayan, dünya uluslar ailesinin kendi değerleri­ni koruyarak güçlü ve güvenilir bir üyesi durumuna gelen toplu­Iuğun kaynaşmasıdır.Baskılara, bağımlılığa, sömürülere, yoksun­luk ve kötülüklere, ahlaksızlık ve adaletsizliklere karşı çıkmak Atatürkçülüğün en doğal gereği­dir. Sevr'e karşı Lozan'a yandaş olarak soyut ve somut tüm de­ğerleriyle Türkiyenin sevdalısı olmaktır. Bu nedenle Atatürkçü­lük “Türküm!” demekle mutluluk duyacak her yurttaşın taşıya­cağı bir onurdur. Ulusal kimliği­ni yadsıyan, yurttaş olamaz. Arap milliyetçiliğinin başka adı olan ümmetçilik, ırkçılık, turan­cılık, Türk-İslam sentezi gibi yozlaştırıcı, yurttaşlık bilincini yı­kıcı, ayrılıkçı akım ve eğilimlerin Atatürkçülükle bağdaşması ola­naksızdır. İnanç sömürüsüyle dinsel teröre dayanan çıkarcı kökten dincilik de Atatürkçülü­ğün kınayıp her zaman karşı o1­duğu din düşmanlığıdır. Atatürk­çülükte özgür düşünce, özgür inanç, özgür vic­dan, özgür us ve bilgi ile ahlak amaçtır. Bağımsızlık ve özgürlük ulusal temeldir, evrensel kay­naktır.

 Sahte kimlikler

Son yıllarda yapay sanal sahte kimliklerle ortaya çıkanlar arttı. Sahte demokratlar, sahte ilericiler, sahte dindarlar, sahte milliyetçiler yanında Atatürk'ten yana ve Atatürkçü görünerek karşıtlıklarına ortam ve araç sağlayan sapkınlıklarını üstü ka­palı biçimde sürdüren sahte Atatürkçüler de çıktı. Atatürk'ün adına, Atatürkçülüğü, Atatürk il­kelerine Atatürkçülere katlana­mayan, devlet ve ulus yaşamının her alanında, her kesiminde elinden geldiğince Atatürkçülü­ğü geçersiz, değersiz ve etkisiz kılmaya, karalayıp kötülemeye çalışan kendini bilmezler türedi. Atatürkçülüğün en büyük düş­manı bunlardır. Düşmanlığını açıkça ortaya koyanlardan daha tehlikeli olan bu gizli Atatürk karşıtlarıdır. Atatürkçü olmak yürek, be­yin ve kişilik işidir. Atatürkçü ol­mak en büyük onurdur. Bu onuru her omuz taşıyamaz. Atatür­k'ümüzü kimseyle karşılaştırmaz ve tartışmayız. Türkiye Atatürk'­tür. Atatürk  Türkiye'dir.  Hepi­miz  O'nun   bir  parçasıyız. O, biz­Ierle  vardır  biz   O’nunla   var ola­cağız. Her şey apaçık ortatadır:

Ne mutlu Atatürk’ü olanlara, ne mutlu Atatürkçü olanlara!.

Pazartesi 13.Kasım 2000 Avrupa Hürriyet  Basın Dünyamız sayfa 19.


Toplam 1 Blog, 1 Sayfada Gösterilmektedir.
[1]

En Çok Okunanlar Son Yorumlananlar Derneğimiz Hakkımda
Atatürk'ün Hayatı (107)
Hoşgeldiniz (70)
10. Yıl Marşı (61)
Atatürk Diyor ki... (59)
Tüzük (58)
Bursa Nutku (56)
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ'NİN KURULUŞ NEDENİ (55)
Atatürk Hakkında Söylenenler (55)
Kuruluş aşaması (50)
ATATÜRKÇÜ OLMAK (47)
Yorumlanan Konu Yok